11 Mayıs 2016 Çarşamba

Apple Vs FBI

Apple bence gayet haklı bu durumda cünkü insanların mahremiyet haklarını gasp etmeye girer yapmak istedikler şey.FBI tekfil götürüp bu telefonu açmalarını rica etmelesine rağmen Apple ben bile kendi yaptığım telefonun kilidini kıramam diyorsa ya gerçekten cok kaliteli bir ürün üretiyorlar yada mahremiyete saygıdan dolayı kırmıyorlar.Her halükarda da mahremiyete saygıya girer.Daha aylar öncesinde ünlülerin ı could hesapları patlatılmıştı.Ve ünlülerin gerçekten insanların görmek istemediği fotoğrafları sosyal medya ya düşmüştü.Hiç birimizin başına gelmesini istemediğimiz bir olay meydana gelmiştir.Mahremiyet hakkı ihlal edilmiştir.Bir özgürlüğün gaspıdır bu durum.Bunların basımıza gelmesini dahi istemeyiz kaldı ki FBI sadece o telefonla yetinmeyip kendisine bir arka kapı bırakmasını istemiş istediği cihaza istediği anda sahip olmak istemiştir.Sonuç olarak bu durum da insanların özellerinin kimler tarafından görüleceğinin kimlerin bakacağının yada yarın sosyal medyada sizin benim fotoğraflarımın dökümanlarımın dolaşmayacağının garantisini vermez.Herkes gibi o bilgisayar basındakilerde insan ve hata yapmaya yanlış yapmaya meyillidirlerKonuyu toplamak gerekirse Apple gereken cevabı verip kabul etmemiştir.FBI bu durum üzerine de FBI mahkemeye başvurmuş adeta oyuncağını kıran baska cocugu babasına şikayet etmiştir ve oyuncak kendisinin dahi değilken hatta oyuncağın bir parcasınıda kendisine istemiştir.Dava uzamış ve son olarak FBI İsrailli bir firmaya telefonu kırdırmış ve davayı geri çekmiştir.Her ağlayan çocuğa meme verilmez. :)

14 Nisan 2016 Perşembe

APPLE & FBI DAVASI

Apple FBI in isteğine uymamalı hiçbir şekilde cihazlarının kilidini açmamalı ve bir arka kapı oluşturmamalı. ÇÜNKÜ Apple, FBI’ a her zaman kullanabilecekleri bir arka kapı bırakılırsa, istediği zaman istediği telefonun bilgilerine ulaşabilirse suçlu, suçsuz tüm insanların bilgilerine de ulaşabilecektir. Bu da kişisel mahremiyetin çiğnenmesidir. Evet, belki her insan bir suçlu adayıdır ve her suçlu bir başkasının kişisel mahremiyetini ihlal ettiği için bu hakkını kaybetmiş olabilir. Ancak bir telefonu kıran anahtar diğer tüm telefonları kırabilir. Apple CEO’ sunun da vurguladığı gibi “…Kimileri sadece tek bir telefon için arka kapı açılmasının olayı çözeceğini söyleyebilir. Ancak böyle bir arka kapı bir kez açılırsa aynı teknik her yerde kullanılabilir. Bunu bir maymuncuk anahtarına benzetebilirsiniz: Birden fazla kapıyı açabilen, tek bir anahtar…”.

Kişisel mahremiyetin, toplum güvenliğinin önüne geçebileceğini vurgulamıyorum. Hele ki ortada birçok insanın canı söz konusu ise mahremiyet zaten çoktan çiğnenmiş demektir. Ancak böyle durumlarda haklı ya da haksız yoktur. Sadece birisi daha haklıdır. FBI suçluların, hele ki bir terör örgütü üyesinin telefonundaki bilgilere ulaşmak konusunda haklıdır. Ancak Apple firması hem piyasadaki itibarını korumak adına hem de diğer kullanıcıların kişisel gizliliklerini korumak adına FBI’ a bir arka kapı bırakmama konusunda haklıdır. İki tarafında gerekçeleri ciddi önem taşımaktadır. Ancak Apple bir adım daha öndedir.ABD'de büyük bir tartışma konusu haline gelen olay için New York Times gazetesinde yayınlanan başyazısında 'Apple neden FBI' a yardım etmemekte haklı?' başlığı vardı.Yazıda, "Eğer ABD Kongresi telefonlara arka kapı açılmasının önünü açarsa büyük bir hata yapar. Suçlular ve her türlü istihbarat servisi bu fırsatı değerlendirir. Akıllı telefonların güvenliğinin kırılması kitlesel fişleme ve ulusal sırların çalınmasına kadar uzanır. Böyle bir olaydan sonra kişisel gizlilik ile birlikte toplum güvenliği de tehdit altında olacaktır.Bu tür bir yasa, güvenlik güçlerinin işini kolaylaştırırken geri kalan herkesi daha az güvenli hale getirir.Bu veriler doğrultusunda mahkemenin verdiği karar bence en geçerli karardır. Apple firması bu şartlarda FBI’ a arka kapı bırakma konusunda da zorlanamaz.

12 Nisan 2016 Salı

APPLE VS FBI


Apple – FBI davası hakkındaki görüşlerim,

Dava iki aşamalı olduğu için bende iki ayrı yorum yapacağım. Öncelikle suçluluğu kanıtlanmış birinin mahremiyeti kısmen söz konusu olamaz. Kısmen, çünkü bireyin mahremiyeti belirli oranda deliniyor. Eğer mahremiyetine müdahale edildiğinde millet ve devlet için fayda sağlanacaksa –ki bu durumda sağlanacak- o kişinin mahremiyeti delinebilir. Bu noktada yargının kararını değil, FBI tarafını tutuyorum.

İkinci nokta ise FBI Apple’dan herkes için bu mahremiyeti delebilme özgürlüğü istiyor. Buna ise katılmıyorum. İlk yorumumda da belirttiğim gibi ana kriter şahsın suçluluğunun kanıtlanmış olması. Birisi eğer suçlu değilse ve sırf FBI veya polis teşkilatı merak ediyor bir incelensin diye her hangi bir bireyin mahremiyetine müdahale edilemez. Bu noktada Apple tarafını tutuyorum.
Yani kısaca Apple veya X bir şirket/firma devlet ve milletin aynı zamanda tüm dünyanın faydasına bir müdahale için gerekirse suçlunun özeline erişebilmeli ve eriştirebilmelidir. Ancak bunu herkes için yapmamalıdır.


Geçtiğimiz dönemde bir hack vakasıyla bir çok ünlünün uygunsuz pozları internete düşmüştü, bu tabi ki onaylanamaz ancak hiçbir zaman, hiçbir şey %100 güvenli değildir ve gerektiğinde erişilebilir olmalıdır-yasal ya da yasadışı fark etmez. Topluluğun çıkarı için bireyden fedakârlık edilebilir.

Son gelişmeler ışığında Apple destek vermeden verilere ulaşan FBI, yazdığım gibi şahsın mahremiyetini delmeyi başardı. Mahkemenin kararı, davanın akıbeti ne olursa olsun, olması gereken gerçekleşti bence...

Ahmet ÜNAL

11 Nisan 2016 Pazartesi

Tim Cook'un Mektubu

16 Şubat 2016 da yayınlanan Apple CEO su Tim Cook'un mektubu

http://www.apple.com/customer-letter/


A Message to Our Customers
The United States government has demanded that Apple take an unprecedented step which threatens the security of our customers. We oppose this order, which has implications far beyond the legal case at hand.

This moment calls for public discussion, and we want our customers and people around the country to understand what is at stake.

Müşterilerimize Duyurulur
Amerika Birleşik Devletleri hükümeti, Apple müşterilerimizin güvenliğini tehdit eden benzeri görülmemiş bir talepte bulundu. Biz mevcut hukuki durumun ötesinde etkileri olacak bu emre karşı duruyoruz.

Biz neyin tehlikede olduğunu anlayabilmek için ülke çapında müşterilerimize ve insanlar sesleniyoruz ve bu konuyu kamuoyunda tartışma açıyoruz.

Apple - FBI

Olay şöyle gerçekleşiyor: Syed Rizwan Farook ve Tashfeen Malik, çalıştıkları sosyal yardım merkezinde 14 kişiyi öldürdüler. FBI, San Bernardino saldırısını düzenleyenlerin radikal İslamcı örgütlerle bağlantılı olabileceğini, bu nedenle telefondaki bilgilere ulusal güvenlik gerekçesiyle ihtiyaç duyduklarını, şirketten yeni bir yazılım güncellemesi hazırlayarak telefonların PIN kodunun kolayca aşılabilmesini sağlamalarını talep ediyor. Bahsi geçen telefon ise iPhone 5C. Telefon içerisindeki herhangi bir dosyaya ulaşmak için PIN kodu şart. iPhone 5c, PIN kodunun 10 kez yanlış girilmesi halinde içinde barındırdığı tüm verileri silerek fabrika ayarlarına dönüyor. Bir taraftan FBI ‘ın yani dünya devi olan Amerika’nın elindeki en güçlü güvenlik görevlilerinin bu yazılımı çözememeleri bir taraftan da kolayca erişim sağlamak için pin kodunun kolayca kırılabilmesini istemeleri biraz ironik.

Olayla ilgili bazı güçlü isimlerin yaklaşımları şöyle :
WhatsApp CEO’su Jan Koum davada Apple’ı destekleyenlerden oldu.
Twitter'ın CEO'su Jack Dorsey "Apple ve Tim Cook'un yanındayız (ve gösterdikleri liderlik için teşekkür ediyoruz!)" dedi.
Facebook CEO’su Mark Zuckerberg “Bu konuda (FBI ile yaşanan gerginlik) Apple’ın tavrına sıcak bakıyoruz.” dedi.
Facebook "Terörizmi lanetliyoruz ve terör saldırısı mağdurlarının da sonuna kadar arkasındayız. Ancak şirketlere gelen güvenlik sistemlerimizi zayıflatma taleplerine karşı da bütün gücümüzle savaşacağız. Bu gibi durumlarda verilecek tavizler, şirketlerin kendi ürünlerinin güvenliğini dahi sağlayamaz hale gelmesine yol açar." Açıklamasında bulundu


Bu açıklamaları göz önünde bulundurduğumuzda programcılıkla bir yerlere gelmiş bu ünlü isimler tamamen gizlilikten yana. 

Düşüncelerim şu şekilde: Apple’ın kendi ürettiği telefonun bilgilerine erişememesinin mümkün olduğunu düşünmüyorum. Yazılımcılar kodlarında genellikle kendileri için mutlaka bir arka kapı açarlar. Hatta bunu tavsiye de ederler. Böyle bir durumda Apple FBI’ı karşısına alarak müşterisinin gizliliğini savunmuştur. 14 kişinin öldürüldüğü bir saldırıyla alakalı yapılan soruşturmada güvenlik güçlerinin işlerini kolaylaştırmak mı daha etik yoksa müşteri memnuniyetini –ki müşteri burada saldırgan oluyor- düşünmek mi daha etik ? Muhakkak ki Apple kendi isminin büyüklüğünü göstermek adına ve potansiyel müşterilerinin güvenini kazanmak adına böyle bir adım atıyor ve FBI’ı karşısına alıyor. Eğer durum bundan ibaretse FBI haklı diyebilirim. Zira ulusal güvenlik tehlikesi karşısında bir kişinin bilgilerini paylaşmak yanlış bir şey gibi görünmüyor. FBI’ın yani devletin de aslında çok masum olmayabileceği gibi bir ihtimal de var. Tüm Apple kullanıcılarını takip edebilmek adına böyle bir vakayı bahane edebilmeleri mümkün. Aslında bu mesafeden bakıldığında benim görebildiğim Amerika bir kurtlar sofrası ve özel şirketler ve devlet de dahil olmak üzere hepsi çıkarları peşinde koşuyor.

10 Nisan 2016 Pazar

Apple - FBI

Apple ile FBI arasındaki bu tartismanin asil sebebi kullanici magduriyetini onlemek cunku FBI 'in bu istegi sadece Apple’i degil butun teknoloji sirketlerini etkileyen bir karar olusturabilme gucu, bu karar FBI'ın istedigi sekilde onaylandiginda sadece apple degil butun teknolloji sirketleri ki bunlarin arasinda Facebook Google (cogu bilgimize sahip) twitter gibi sirketlerin kullanicilarini FBI istedigi zaman ifsa ederek guvenlikcilere verebilirligini sagliyor. Bu da daha onceden boyle bir durum soz konusu olmadan uye olduklari ya da kullandiklari cihazlarin guvenirliliginini musteri nezdinde dusurup firma, sirket guvenirliligini ve ona kendini teslimiyeti azaltici bir etken oluyor. Bilisim etigine de aykiri bir durumdur cunku kullanici gizliligine inanarak hizmet aldigi siteden, cihazdan artik istedigi gizlilik hizmetini alamayacaktir. Ulkemiz acisindan ise bu istek devlet destekli bir toplum anlayisindan oturu karsilik bulabilir ve toplum destegini alabilirdi. Arkadan dolanma yontemleri asil yontem olarak belirlendigi icin bu kararin teknolji sirketlerinin taviz vermesiyle son bulacagini dusunuyorum. Amerika da bu istegin toplumda da karsilik bulmayisi FBI'n elini ve mahkemenin FBI lehine karar verme gucunu azaltici en buyuk etkenlerden diye düşünüyorum. Toplumun destegini alan bir mahkeme her karari vermek uzere kendisinde yetki sahibi gorebilir.